ShowcaseImage

Barzani yönetimi, Bağımsız Kürdistan için 25 Eylül 2017 tarihinde yapılmak üzere referandum kararı alınca Türkiye, İran, Irak ve Suriye devletleri tehditler yağdırarak bunun yasadışı ve gayrimeşru olduğunu söylemeye başladılar.

Ülkelerini böldürmeyeceklerini ve bu ülkelerin toprak bütünlüğünü savunavcaklarını söylemeyi tekrarladılar. Bilmeyenler Kürdlerin sonradan bu coğrafyaya geldiklerini ve bu ülkeleri işgal edip parçalayacaklarını sanır. Oysa Kürdler bu devletlerin dayandığı halkların atalarından önce buralara yerleşip yurt edinmişlerdi. Buralarda çeşitli devletler kurdular, yurtlarını ve evlerini Fars, Arap ve Türk kardeşleriyle paylaştılar.

 

Zamanla Kürdlerin yurtlarını ve evlerini işgal edenler, Kürdleri ve yurtlarını bölüp yok saymaya başladılar. En vahşi ve ahlaksız asimilasyon politikaları uyguladılar. Özellikle son 150 yılda uygulanan bu politikalara karşı çıkan Kürtler en vahşi katliamlara uğradılar. Sadece bu son 150 yılda uygulanan bu yanlış politikaların sonucu onlarca Kürd isyanı yaşandı. 1 milyon dolayında insan öldü. Ülke bütcesini kat kat aşan servetler toplumsal kalkınma yerine kirli savaşa harcandı.

Bağımsızlık, Kürdlerin gasp edilmiş haklarından biridir. Bu savaşın bitmesini, temel hak ve özgürlükleri isteyen herkesin bu hakka saygı duyması gerekir.

Kürdleri ve yurtlarını bölenler, ülkenin bölünmez bütünlüğü yalanlarından vazgeçmelidirler. Kürd, Türk, Arap, Fars başka halkları kışkırtıp birbirine kırdırmaktan vazgeçmelidirler. Bu dünya, bitkiler dahil tüm canlıların ortak yurdudur. Kimsenin özel mülkü değildir. Dünya ve bölge halklarına kan kusturanlar, Kürdistan üzerinde öncelikli söz ve karar hakkının Kürdlere ait olduğu kabul etmek zorundadırlar.

Irak, Suriye, Iran ve Türkiye devlet yetkililerinin ve medyalarının söylediklerini haklı ve doğru bulanlar, biraz da kendinizi Kürdlerin yerine ve elinizi de vicdanıza koyup karar veriniz. Kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyleri başkalarına yapmayalım. Kendimize hak gördüğümüzün başkaları için de hak olduğunu unutmayalım. Bunu başardığımızda cehenneme dönüştürülen ülkemiz ve dünyamız cennete dönüşür. Bu savaş da son bulur. Savaşa harcanan servetler toplumsal kalkınmaya harcanır.

Bu sorunun çözümü ancak temel hak ve özgürlükleri savunmakla mümkün olur. Kürdlerin ve başka halkların gasp edilen temel hak ve özgürlüklerini vermekle mümkün olur. Bu hakları savunanları devletlerini ve yurtlarını bölecekler diye görenler, esas olarak bunların yurtlarını işgal ve haklarını gasp etiklerini itiraf ediyorlar.

Savaş kararı verenler ve akrabaları askerlikten ve savaştan kaçarken biz neden onların savaşına kurban olalım?


Yaşasın Bağımsız Kürdistan'ında Yer Alacağı Eşit Ve Özgür Bir Dünya!

Yaşasın Halkların Kardeşliği!

Av-Kar