ShowcaseImage

Bizim için kar yağmayınca hayat daha kolaydı bıra. Bizim için karda yürümek güzel değildi...Kar yokluktu..kıtlıktı..Kar üstümüze düşen çığ'dı. Hayvanların yemsiz, kuşların aç kalmasıydı. Bizim için karda yürümek keyifli  değildi.. Bizim üstümüze kar lapa lapa yağmazdı. Hiç romantik değildi. Başımız açık, ayaklarımız üryandı..çok üşürdük. Kara batar batar çıkamazdık.

Kar'lı günlerde daha çok hastalanırdık. Ama bizi hastaneye götürecek araçlar yoktu. Zaten doktor,hastane,ilaç da yoktu. Bizim doğduğumuz köylere geceleri aç kurtlar basardı. Zaten biz de açtık. En çok kuşlar üşürdü..günlerce, aylarca yiyecek arar dururlardı. Biz de hep arardık. Hep bir şey arardık. Bir kara parçası, bir umut,bir bulut, bir bahar... Ama bir tek beyaz örtülü kar vardı..Her yerde bir tek kar'ı görürdük.Hep yağardı..Üstümüze başımıza yağardı..ruhumuza, bedenimize yağardı..Rüzgarla beraber yağardı..yoksulluğumuzun üstüne yağardı..Kar bize iyi gelmezdi. Bizim oralarda karda yürümek hiç romantik değildi.

Babam kar üstünde kızak çekerdi. Benden yardım beklerdi..Kızağı arkadan itmemi isterdi. Ben küçükken çok büyüktüm. Çok büyük görünmek zorundaydım..Dik gibi dik gibi yürürdüm..Ama yene de düşerdim..Bir gören olmasın diye sağıma soluma bakarak ayağa fırlardım. Korkunca ıslık çalardım geçerdi..Ama çok zayıftım. kollarım çok inceydi. Gücüm yetmiyordu. Gücüm hemen tükeniyordu. Kızağı çok itmeyince babam bana kızardı.Ama aslında bana kızmazdı. Babam gücü yetmediği şeylere kızardı. Soğuğa kızardı, zor şartlara kızardı, devlete kızardı ama onlara gücü yetmeyince bana bağırırdı.

Bizim oralarda kar çok yağardı ciğeram. Kış çok yaman geçerdi..hayat çok acımasızdı. Bizim orada en çok çocuklar zorluk çekerdi bir de kuşlar. O coğrafyada kuşlar bile özgür değildi. Hep sıcak,kuytu köşeler ararlardı. Kuşlar av olurdu, biz avcı..Doğa çok acımasızdı..Kimin gücü kime yeterse..Zayıf olan ölürdü. Ama ben hala ölmedim.

Kışın her şeyimiz kar altında kalırdı,,masallarımız da kalırdı,,çocuk düşlerimiz de... Oyuncaklarımız yoktu ama kocaman bir yüreğimiz vardı..Düşlerimiz çok büyüktü. Hayallerimiz Karer'in 9 köyünden öteye geçmezdi..Bize göre başka bir hayat yoktu.Herkesin bizim gibi yaşadığını sanırdık. Köyümüz oturduğumuz mezra'dan büyüktü. Karer ise köyümüzden daha büyüktü..Bize  göre Karer'den daha büyük bir yer yoktu.    

Babamız çarık giyerdi bizde lastik ayakkabı..Lastik kokusu kıl çorap kokusuna karışırdı. Ne kadar çok kokarsak o kadar iyiydi..Ama hep ıslanırdık,,hep üşürdük,,,kuşlar da üşürdü.. Bizim orada kardan adam yapmak güzel değildi. Kar topu oynamak çok keyif vermiyordu..Bir terslik vardı bu topraklarda..Onca kutsal mekan,onca şehid-şüheda,,verilen lokmalar,niyazlar,,, Kesilen kurbanlar,dillerden düşmeyen dualar fayda etmedi..O topraklar hiç kimseye yar olmadı. Herkes bir yerlere göçtü..Baykuş  kapımızda eksik olmadı..Ağıtlar hiç susmadı...

Biz kimsesizdik kardeş,,,kimliksizdik,,devletsizdik...Çünkü yolumuz yoktu..Yol gösterenimiz hiç olmadı.. Ama yolumuz hala yok.. Biz hep küfür ederdik. ağız dolusu, ana-avrat.. gelmişine geçmişine.. Ama kime ettiğimizi bilmiyorduk, hala bilmiyoruz.. Küfrün hedef kitlesi belli değildi...

Sonra kar erirdi. Bahar gelirdi. Ama çok yaman gelirdi. Çıldırmış gibi. Her şey kanla, revanla, sıkıntıyla yeniden doğardı.. Her bir taraf yeşerirdi.. Dağ-bayır,çayır-çimen karın esaretinden kurtulan her şey özgürleşirdi.. Tek bir dere'miz vardı ama çok çılgın akardı. Kudurmuş gibi.. Su sesi hırçın doğanın sesine karışırdı. Derenin içinde ala balıklar adeta dans ederdi, kurtların dansı gibi.. En çok balıklar özgürdü. Çünkü balık yemek günahtı. Bu yüzden ne pişirmesini bilirdik ne de yemesini.

Ben de baharla beraber uyanırdım.. Ruhum ve bedenim baharla beraber yeniden doğardı. Hep koşardım..Özgürlüğün tadını koşarak çıkarırdım. Maskan ve Şirnan köylerine yürürdüm. Orada halalarım vardı. Her gidişimde bana yoğurt ve kaymak yedirirlerdi.. Sonra daha uzak bir yere,, Cafran'a giderdim. Dağları aşa aşa,dereleri yara yara giderdim. Nenem ve dedemi görürdüm. Onlarda bana ceviz verirdi.

Benim ütopyam masallardaki Kaf dağı değil, Karerbaba dağıydı. Benim için en yüksek,en ulaşılmaz zirve Karer dağının tepesiydi..Oraya varınca bulutları kucaklayacağımı sanırdım. Yıldızların bana yakın olacağını sanırdım..

Hem en yüksek zirveye ulaşacaktım, hem de yıldızlarla buluşacaktım.. Kayan yıldızları avuçlarıma alıp niyet edecektim.Taşların arasında teberrük toplayıp hasta canlara dağıtacaktım. Sevdiğime varmak için Karerbaba'dan dilek tutacaktım..

Böylece muradıma erecektim. 

Ama hiç biri olmadı...                                                                                                                    

 Mustafa Kılıçgedik