ShowcaseImage

Mekke’nin İslam Devleti’ne katılmasından sonra Muhammed  bu kenti çok sevmesine rağmen yerleşmeyecek verdiği söz üzerine yeniden Medine’ye dönecekti. İslam Devleti’ni ve İslam dünyasını oradan yönetmeye ve idare etmeye devam edecekti. 632 Yılında ölene kadar, Bizanslılarla savaşmak amacıyla Suriye’ye kadar otuz bin kişilik bir ordu ile sefer yapacak ancak beklediği Bizans ordusu gelmeyecekti. Bu seferden büyük bir ganimetle dönecekti.

Mekke’nin düşmesinden sonra Muahammed’innufus alanlarında sahte peygamberler türedi. Bunlardan biri  Esved el Ansi idi. Yemen Valisi’ni öldürerek karısı Merzubana’yı alarak yerine geçer. Bu had bilmez adamı kan davalısı Müslüman Firuz adlı bir adama öldürtür. Mezrubana bu cinayette Firuza yardım eder.  Bir diğeri Tuleyha Bin Huveylid’dir. Bu akılsız adam sonradan bu iddiasından vaz geçer. En önemlisi ise Yemame ‘de yaşayan Museylime (küçük Müslüman) adında ki yaşlı ve kurnaz bir adamdır. Ayaklanma çıkarır, Muhammed’in İslamı güçlerince bastırılır ve öldürülür.

Konu uzadı farkındayım. Bu nedenle son 2 yılını özetin özeti olarak  geçtim. Bu arada “Veda hutbesi” , ölünce cenazesine kimler sahip çıktı gibi İslamcı fırkalar arasında bolca tartışılan lüzumsuz konulara girmedim, girmeyi de düşünmüyorum.Peygamber Muhammed 8 Haziran 632’de Pazartesi günü dünyasını değiştirdi.

Buraya kadar  İslam dininin kuramcısı ve yaratıcısı Hz. Muhammed’in siyasal ve sosyal mücadelesini özet olarak anlatmaya çalıştım. Bu tarihsel kişiliği ve onun siyasal kuramını ne yazık ki yeterince bildiğimizi ve anladığımızı sanmıyorum. Oysa bugün aradan 1400 yıl gibi bir zaman geçmiş olmasına rağmen bu tarihsel kişilik önemli bir coğrafyada toplumsal yaşamı derinden etkilemeye devam ediyor. İslamcı akımlar bu tarihsel arka plan üzerinde yaşamlarımızı yeniden kalıba döküyorlar. İşte bu bağlam içinde bu konuda var olan bilgisizliğe dikkat çekmeyi amaçladım. Bir nebze de olsa “gerçek İslam nedir, ne değildir?” sorunsalına bir cevap oluşturabildim ise, ne ala. Umalım günümüz barbarlığı olarak ortaya çıkan İŞİD vb. hareketlerin rastgele bir sapkınlık olmadığı, kendi nesnelliğinden koparılmış ve dogma haline getirilmiş bir kuramın ne gibi felaketlere yol açacağı daha anlaşılır hale gelmiş olsun.

Bununla birlikte günümüzdeki siyasal İslamcı hareketlerin, amaçlarına varmak için her türlü yol ve yordamı kullanmaları, dün ak dediklerine bugün kara diyebilmeleri, rüşveti ve yolsuzluğu bile büyük bir davanın bir gereği olarak makul sınırlar içine çekebilmeleri ve tüm bunları kitleler nezdinde meşrulaştırabilmeleri, bu arka planın soysuzlaştırılması olmaksızın başarılamaz. Bugün yaşadığımız gerçeklik ne yazık ki budur.

Kuşkusuz siyasal strateji ve taktik manevralar bakımından bu yaşamın öğretici olduğu ise tartışma götürmez bir gerçekliktir.

Şimdi tefrikamızın son bölümüne geçebiliriz.

Bilindiği gibi Peygamber Muhammed’in evlilikleri en ilgi çekici konuların başında gelmektedir. Bu konuyu uzun uzadıya yazmak niyetinde değilim. Zira bu konu en çok bilinen konuların başında gelmektedir. Hem entelektüeller arasında hem de halk arasında. Bilindiği gibi Kur’an’ın Nur Suresi salt bu konuya ayrılmıştır. Peygamber eşleri, nasıl giyinecek; nelere dikkat edecek, onlar hakkında ileri geri konuşmanın günahları ve sevapları neler olacak vb. bir dizi ayet. Biz sadede gelelim.

Peygamber eşleri “müminlerin annelerı” olarak anılıyordu. Peygamber’in 14 eşi oldu. Hatice’yi kaybettikten sonra Muhammed bir kaç ay sonra Sevde adında dul bir kadınla evlendi. Zira evli olmayan biri, toplumda hafifseme ile karşılanıyordu. Muhammed’in en az sevdiği karısı Sevde oldu. En çok sevdiği karısı ise Ebubekir’n kızı Ayşe’ydi. Herkesin bildiği gibi Sevde ile evlendiği günlerde Ayşe’yi gördü ve ondan gözlerini alamadı. Ayşe o zamanlar 6 yaşında bir çocuktu. Peygamber Muhammed ellili yaşlarına varmıştı. Anlatılan o dur ki; Ebubekir kızını 9 yaşında Muhammed ile evlendirdi ve başlık parasını da Muhammed adına kendisi ödedi.

Ayşe sadece bir Peygamber eşi olarak kalmadı. 625 yılında sıradan bir çöl savaşı sonrasında Medine’ye dönüşte genç bir savaşçı olan Safvanİbnü Muattal ile birlikte meşhur gerdanlık olayına adı karıştı , bu olaya istinaden Başmelek Cebrail aracılığıyla ayetler indirildi ve İslam devleti’nin sonraki aşamalarında siyasal bir figür olarak da tarih sahnesindeki yerini aldı.

Sonradan Halife olacak olan Ömer’in Hafsa adında bir kızı vardı ve bir savaşçı ile evliydi. Bu savaşcı ölünce Hafsa dul kaldı ve kendisine bir daha talipli çıkmadı. Ömer’i üzen bu duruma Peygamber derman oldu ve dul Hafsa ile evlendi, onu nufusuna almış oldu.

Muhammed’in kölesi Zeyd’in güzel bir karısı vardı. Adı Zeyneb’di. Muhammed Zeyneb’i sevdi. Zeyd karısını boşadı. Peygamber kendisine eş olarak aldı Zeyneb’i. Zeyneb Peygamber’in eşleri arasında meslek sahibi olan tek kadındı. Ayakkabı tamircisiydi. Müminlerin annesi olduktan sonra da bu işini bırakmadı. Muhammed’in mirasından pay istemeyen yegane eşi oldu. Yoksul kalmayı seçti.

Safiye, bir savaş ganimetiydi. Yahudi güzeli bir kadındı.                        

Esma: Kindit kabilesi liderinin kızıydı. Muhammed ile iyi ilişkiler geliştirmenin bir nişanesi olarak kızını Peygamberle evlendirmek istedi. Esma görkemli bir törenle Medine’ye getirildi. Ancak Mümimler’in “diğer anneleri” bu güzel ve o kadar da aptal olan bu kızcağıza bir oyun oynamaya karar verdiler. “Allah’ın Elçisi”nin sana değer vermesini istiyorsan, yanına geldiğinde “ Tanrı beni senden korusun” de, diye tembih ettiler. Esma denileni yaptı. Bunun üzerine Muhammed “ Allah beni de senden korusun” diyerek, hışımla odadan çıktı ve çiçeği burnundaki gelini ertesi gün baba evine yolladı.

Peygamber eşleri içinde Fatma adında biri daha vardı. Peygamber vefatına yakın bir zamanda eşlerini topladı ve onlara “eğer dünyevi hayatı ve onun cazibesini istiyorsanız, gelin istediklerinizi vereyim ve sizleri uygun bir şekilde salayım” dedi. Bu talebi bir tek Fatma adındaki eşi olumlu yanıtladı. Ve kendisine yüklü mal mülk vererek boşadı. Bu kadın sonraki zamanlarda yoksulluk içinde öldü.

Meymunebinti Haris. Müminlerin bu annesini daha önce anlatmıştım. Mekke’nin soylularından bir duldu. Daha önce bahsi geçtiği için üzerinde daha fazla durmuyorum.

Özetlemek gerekirse, Peygamber’in evliliklerinin coğusu güç devşirmenin bir aracı olarak gerçekleşmişti. 62 yıllık bir yaşam, ticaretle, savaşlarla, güzel kokular sürünüp, güzel kadınlarla muhabbet eşliğinde bir fikrin örgütlenip egemen kılınmasıyla ile geçmişti.

-------------------------- Son----------------------------------

 

Ertan ILDAN