ShowcaseImage

AKP ve Milli Faşizm tükenişi ve dökülüşü ve içlerindeki her tondan imdat seslerine bir yenisini ekleyerek Erken Seçim startı verdiler. Çürümüş, kokuşmuş bu MC Faşizmi beyanatlarında görmek mümkün.

Parlementoda bulunan HDP, emeğiyle geçinenlere, muhaliflere, yazar, akademisyen, Alevi ve Kürt güçlerine karşı amansız bir devlet terörü uygulayan AKP ve Saray MC’si ekomideki istikrarsızlık, devletin kurumlarının “ Şeker Fabrikalarının satışı vb” içte ki huzursuzluğu büyük felaket yaşanmadan Haziran 24’te şeçim kararı önceden planlanarak yürürlüğü koyuldu. İlginçti % yüzde 4’lere düşen Saray soytarısı Bahçeli açıkladı.

İstikrar arayışları Erfin’de tükenmiş kriz koşullarını atlatmak için sabah Putin’le , öğle Trump’la, akşam ise herkesle flörtte sakınca görmemekte. 15 Temmuz yasa ve yasaklarının bütün toplumu rahat sız edişi, yeni kararnamelerle ülkeyi hapisaneye çevirmesi, dernek, sendika, STO, DKÖ ve HDP ve onun etrafında kenetlenenleri tehdit ve gözaltına alma OHAL ile ifadesini buluyor...

Son bir ay halkın çıkarları ve demokrasi için Milli Ruh söylemini dillerinden düşürmüyorlar. Bütün devlet aygıtları devlet zülmünü tüm toplumu susturmak için örgütlendirildi. Nerden bakarsak bakalım seçimin kararını baskın kılınmasının hedefinde bütün Anti- AKP olanlar var.

Şimdi Milli Faşizmin bu taktiğine bozacak kapsam ve içeriğimiz ne olmalıdır, bütün Anti- Milli Faşizm karşıtları bu süreci nasıl lehine çevirir esas önemle üzerinde durulması gereken budur. 1 Kasım ve 7 Haziran’da gördük ki YSK güçler dengesinde Faşizmin emrindedir, uyum yasaları, seçmen kütükleri, oy pusulaları, ittifaklar, OHAL, KHK mevzilerini güçlendirmiş bir Saray Milli Eksenli Faşizm’le karşı karşıyayız.

Huzur, refah, demokrasi nutukları atan Erdoğan 15 Temmuz yürütücüsü edebiyatı artık tükentti, koyu bir faşist devlet terörü, dört kıtaya yayıldı, bunalım çürümüş ve yozlaşmış AKP ve MC yapısı ve yeşil sermaye toprağın hızla kaymakta olduğunu gören Erdoğan siyasi ve askeri açıdan başta Rusya, ABD ve AB’nin kuklası durumundadır, sabah Merkel ile, öğle Putin ile gece üzeri Trump yanında bir Erdoğan, milli diyerek halkın dini istismarına oynuyorlar. Ekonomik yoksullaşmayı iliklerine kadar yaşayan halkı korku barikatları ile susturulmuş durumdadır, hiç bir dönem Türkiye ve Kürdistan tarihinde havuç ve sopa politikası bu kadar belirginleşmemişti.. 

Ekonomik kriz bütün ülkeyi sarsıyor. İflaslar birbirini izliyor. Dolar 4 lira, Euro 5 lira, benzinin litresi 6 lira olmuş, işsizlik yüzde 20'leri aşmış durumda. İşçiler çaresizlikten bedenini ateşe veriyor, atanmayan öğretmenler intihar ediyor. Savaşa hayır diyenler tutuklanıyor.

Adalet talebi toplumun bütün hücrelerine yayılmış bir isyan dalgası gibidir. Mahkemeler milyonların canını yaktı, yakıyor. Partili yargı bütün muhalifleri cezalandırarak iktidarı ayakta tutmaya çalışıyor. Berkin Elvan’ların katilleri elini kolunu sallayarak dolaşıyor. HDP vekillerinin vekillikleri düşürülüyor, bir daha seçilmesin diye özel yasalar çıkartılıyor.

Ama boşuna biliyoruz ki rüzgar ekenler fırtına biçerler.Bu yok etmeye dönük 24 Haziran katakulle seçimlerinde birleşirsek zaferle çıkabiliriz, bütün mesele burada.

Sarayın talimatıyla 70 bin öğrenci tutuklu. Bu felaket böyle devam ederse, evde oturmamız haram. Bu ülkenin sevenleri olarak ülkenin geleceğini tahakküm altına almak isteyen diktatörlüğe karşı sokaklardan birleşerek Faşizmi yeneceğiz. 1 Mayıs arifesindeyiz milyonlar AKP ve Milli Cephe Faşizmine karşı alanlara çıkacak, yüzlerce gazeteci gözaltında, özgür basın sansür, ve gözaltılarla ekranlar karartılmış,demokratik bir ülke için bedel ödeyenler AKP diktatörlüğüne karşı savaşmaktan ve onu alaşağı etmekten başka bir yolu yoktur. Herkese görev düşüyor, bu bilinçle her yeri tüm engellemelere rağmen AKP , MHP, BBP dar edelim. Şimdi o yok bu yok, şu şöyle, bu böyle, şu şunu dedi zamanı değil, büyük bir kavganın Mayıs ile Haziran’ı kazanma vakti...

 

Yaşar İldan