ShowcaseImage

 

Diyalektik tarihsel her anda içerisinden geçtiğimiz sürecin sıkı analizi yaparsak sürecide, sürecin sunduğu baskı, korku, talan’a ve direnen kazanan birleşik devrimci olanakları hakkıyla değerlendirip, hızla gelişmeyi güçlendir.

Her mücadele yeni devrimci mücadele araçlarının dinamikleriyle belirlenir. Özgürlüğe inanç, direnişe Umut, ezilen halklara bağlılık bize yol göstermelidir.

Görülüyor ki savaş ve kriz seçimle kismen hafiflemez, AKP ve MHP Saray Diktatörlüğü varoluş koşulları incelmiştir. Diktatörlük geçiçi sözüm olarak Seçim taktiğine başvurmuş...

Dimirov yoldaş şöyle kulak kabartalım der ki”faşizmin iktidara gelişini, finans-kapitalinin herhangi bir komitesi falan tarihte faşist diktatörlük kurmaya karar veriyormuş gibi basit ve pürüzsüz bir iş olarak düşünmemek gerekir. Gerçekte faşizm, doğal olarak eski burjuva partileri ile ya da onların belirli bir kesimi ile ortaklaşa, bazen da yoğun mücadele, hatta faşist cephede yapılan ve bazen, Almanya'da, Avusturya'da ve diğer ülkelerde görüldüğü gibi, silahlı ...

Sömürgeciliğin planı baskı, şiddet, tutuklama, Ohal ve KHK ile korkuya kapılan halkın umudunu tüketmeye başlar ardından devrimci dinamikleri karamsarlığa iteceğini ve toptan kurtulmayı ve ırkçı YSK, çeteler, mafya en eşitsiz koşullar ötekileri etkisizleştirip savaş ve kriz ile Cumhur Faşist Oligarşi ile Başkanlığı ele geçirdi...

Biraz bölgesel duruma bakmakta yarar var. Ortadoğu halkları bölge sömürgeci ve gerici iktidarlarına karşı baskı ve zülme karşı ağır bedeller ödeyerek ayağa kalktılar. Mart 2000’de başlayarak tüm her yeri ateşler yakıldı. Gezi ve Haziran direnişi, 6 ve 8 Ekim ise Gezi Haziran direnişinin zirvesi takip etti. Kobane ise tüm kuşatma ve ablukaya rağmen komünleri ile umudu direnişi gösterdi.Bölgesel devrimci dinamikler Emperyalizmin, sömürgecilerin ve işbirlikçilerin zülm ve yok etmesine karşı, direnişleri bastırıp, geriletseler bile, mezhep ve dinsel söylemlere rağmen, bölgesel devrimci direnişler mayalanmaya, güç biriktirmeye, hazırlık yapmaya, bazen gerilesede, amaçlarından saptırılsada bu yüz yıl devrimci militan direnişlere gebe. Bu ezilen halklara ilham ve umut olmaya devam ediyor...

İnsan nasıl düşünürse öyle yaşar, öyle anlar vardır ki insan yeni tarihsel durum ve koşullarla dönemeçler,eşikler, geriye düşüşler, nesnel olmayan tecrit hallerde düşünebilir. Ama her yenilgi dönemi her an direnişi var eder...

Yeşil Gerici Sömürgeci Faşist Saray diktatörlüğü cuntası derin devlet politikası olarak özgürlüğü gelişini engellemeye dönük bir devlet politikasıdır.16 yıldır Ezilenlerin kazanımlarına ve hak ile özgürlüklere muhafazakar Faşizmin inşasıdır.

Şu iyi bilinmelidir ki her ağacın kurdu kendi olmalıdır.Eleştiri ve özeleştiri devrimi büyütür, geliştiri, ezilenlere umut aşılar ve Cezaevinden Selahattin İle Figen Yüksekdağ mücadele cephesine dair söylevleri örgütlenmesi elzemdir..Özel olarak savaş, işgal ve ekonomik kriz Cumhur Faşizminin politik durumu ayaklanmalar, direnişler sürecini tetiklemiştir. Uçurum derin mesafeyi devrime çevirme bıkıp usanmadan direnişe geçerek yüklenme zamanı barış, adalet ve özgürlük için süreci buna evrimleştirme sizin boynunuzun borcu...mücadele bu daha başlangıç mücadeleye devam devrime bakalım. Faşizm yıkılmalıdır.

16 yıldır eğemen sömürgeci faşist diktatörlük ideolojik, faşist dinci alt ve üst yapıyla yeni bir bölgesel ırkçı, tekçi rejim oluşturmuştur. Toplumsal aşağılık biat rızası geliştirilmiş, ilerici, aydın, duygu ve düşünsel teorik kimlik hayatı örgütleme, ayağa kalkma sorunlara müdahale etmede başarısız olmuşuz. Özsavunma kendi kendi kaderini belirleme hakkı yüceltileceğine, bir halk serhildanı olarak sahiplenileceğine tetik düşürülerek inkar edilmiştir. Bu nedenle duygusallık yenilmiş, umut kırılmış olanlar özgürlük hissi taşımazlar. Hemen savunmaya geçerek çamur atıp, üzerinden iz sürerler. Tarih Ezilenlerin kendileri için mücadele ettikleri tarihtir.Her mücadele yöntemi ve araçları meşrudur, büyük zaferler her zaman yenilgiler üzerinden gelişmiştir. Dolayısıyla bu daha başlangıçtır sözü derslerle doludur.Tahakkümcü bütün sömürgeci iktidarlar ülkesini cehenneme ve cezaevlerine dönüştürmesinin esas hedefi umudu, özgürlüğü ve direnişleri yok etme siyaseti üzerine kuruludur..

O yüzden AKP, MHP Milli ittifakına karşı koyanlar, onların zülmlerine, baskı, işkencelerine karşı umut dimdik ayakta sloğanlarını haykıranlar, bu uğurda haps edilenler, infaz edilenler, gözaltında kaybedilenler, evleri yakılan, yıkılan, göç ettirilen, asimilasyonla terbiye edilenlerin mücadelesi daimdir.Sömürü ve zülm sömürgecilerin tarihselidir o yüzde bu daha başlangıç....

Dikkat ederseniz belirli kesimlerin desteğinin farkında olan AKP mühendislik hareketi öncesinden faşist rejimden beklentisi olanlar kimi liberalizme bulaşanlar yine AKP ve MHP ile bu seçimlerde yürüdükleri gibi, o rahatlıkla yürüyüşlerini Erfin işgaliyle sürdürmüşlerdir. Umutsuzluk yaklaştıkça Faşizmin yedek lastiklerine dönüşmüştür. İş